news

Psikomotor Gelişimin İlkeleri

2020-03-09 14:38:24

İnsan gelişimi önceden kestirilebilen düzenli bir sıra izler motor gelişimi etkileyen birçok biyolojik faktör bu önceden kestirilebilen düzenden ortaya çıkmıştır.

 

1. Gelişimin Yönü

 

Motor gelişim düzenli bir sıra izler. Baştan ayağa ve merkezden dışa doğru gelişir. Kas kontrolünün gelişimi baştan ayağa sıra izler. Örneğin fötal dönemde önce başın formu oluşur. Ellerin formu, ayaklardan önce oluşur. Okul öncesi çocukların alt ekstremiteleri kullanma becerisi, üst ekstremiteleri kullanma becerisinden daha düşük düzeydedir. Bu da, cephalo-caudal (baştan ayağa) gelişiminin tamamlanmamasından kaynaklanmaktadır.

Gelişimin ikinci yönü, proximo-distal (merkezden dışa) gelişimdir. Proximo-distal gelişim, çocuğun kaslarını merkezden en uzak noktalara doğru kontrol alındığını ifade eder. Örneğin, el bileği, el ve parmaklardan daha önce kontrol kazanır.

 

2. Büyüme Hızı

 

Çocukların büyüme derecesi karakteristik modeller şeklindedir ve evrenseldir. Büyüme, dış etkenlere direnç gösterir. Hatta henüz açıklanamamış nedenlerle kendi kendine düzeltme yöntemiyle hastalık gibi nedenlere bağlı görülen büyüme duraklaması durumunda çocuğun yaşıtlarının düzeyine gelmesini sağlar. Örneğin, şiddetli bir hastalık çocuğun boy, kilo ve hareket yeteneğini kazanmasını geciktirse de çocuk hastalıktan sonra kendi büyüme örneğine dönebilecektir. Aynı durum, düşük doğum ağırlıklı bebeklerde görülür. Düşük doğum ağırlıklı bebek (2500 gramın altındaki bebekler), birkaç yıl içinde yaşıtlarının büyüme derecesini yakalar. Bu bilgiler ışığında, daha sonraki boy, kilo ve motor gelişimini tahmin etmek için 2 yaştan önceki ölçümlerden yararlanmanın mümkün olmadığını söyleyebiliriz. Başka bir deyişle 2 yaş öncesi ölçümler (boy, kilo, motor gelişim) yetişkinlik ölçümleri için sağlıklı bilgi vermemektedir.

 

3. Farklılaşma ve Bütünleşme

 

Çocuğun motor gelişimi sinir kas sistemi açısından incelendiğinde, motor davranışların koordineli, ancak, karmaşık bir şekilde ilerlediği ve olgunlaşma ile ilgili olduğu görülmektedir. Bebeklik döneminin hareket kalıplarından çocuk ve gençlerin daha fonksiyonel ve daha becerili hareketleri doğru derece derece ilerlemeleri “farklılaşma” olarak isimlendirilmektedir.

Bütünleşme çeşitli kas grupları ve duyu sistemlerini koordineli olarak birbirleri ile etkileşim içinde olmalarını ifade eder.

Kısaca, olgunlaşmadan dolayı, çocuğun hareket modellerinin kabadan inceye doğru derece derece ilerlemesi farklılaşma, kas grupları ile duyu sistemlerinin beraber ve uyumlu olarak çalışması ise bütünleşme olarak tanımlanmaktadır.

 

4. Kritik Dönem Kavramı

 

Kritik veya hassas dönem kavramı, çevresel etkenlerin gelişimi nasıl engellediğini anlamamız açısından büyük önem taşır. İnsan yavrusunun oluşması sırasında her organ, organ sistemi ve anatomik yapı belirli yönlerini sabit zamanlarda geliştirirler. Eğer bu dönemde dışarıdan bir etki olursa gelişim süreci bozulabilir. Yaşamın hiçbir döneminde ve hiçbir şekilde telafi edilemeyeceği için hasar süreklidir. Örneğin, prenatal (doğum öncesi) dönemde beynin oluşması sırasında dışarıdan yapılan bir etki (radyasyon, alkol, kimyevi maddeler) kalıcı hasar nedenidir.

 

5. Bireysel Farklılıklar

 

Gelişim, kalıtsal ve çevresel etkenlerin etkisi altındadır. Her çocuk, kendi gelişim çizgisinde önceden belirlenmiş sırayı izleyerek ilerler. Normal çocuklar, gelişme hızlarında büyük farklılıklar gösterirler. Yaş ile açıklanamayan davranış farklılıkları kalıtım, deneyim, eğitim, sosyalleşme gibi kavramlarla açıklanmaktadır. Gelişimsel çalışmalarda yürümenin, tuvalet eğitiminin, konuşmaya başlama gibi özelliklerin ortalama kazanılma yaşı saptanmaya çalışılmıştır. Genelde, 6 aydan bir yıla kadar ortaya çıkan motor yetenek sayısında, bireysel farklılıklar görülmektedir. Bu bireysel farklılıklar, bazı çocukların yeni becerileri öğrenmeye neden hazır olup olmadıklarını açıklamaya yardım eder.

 

6. Beden Ölçüleri

 

1-5 yaş çocuklarının hareket kapasitesini ve potansiyelini beden yapısına, kas yapısına ve duruşa ait değişmeler etkilemektedirler. Yaşamın iki ve üçüncü yılında dizleri bükerek ve bacakları yanlara açarak yürümede belirgin değişmeler olur. Beşinci yılda düzgün yürüme görülür. Birinci yaştan beşinci yaşa doğru beden ağırlığında ve uzunluğunda önemli artış olur. Uzun kemikler ve gövde gelişir. Genelde kızlar oğlanlardan daha çabuk olgunlaşırlar. Kızların kol ve bacaları daha uzundur.

Waller, beden yapısının motor yeterlilikle ilişkili olduğunu belirtmiştir. Büyümeye, yapıya ve duruşa ait değişiklikler performansı belirli derecede etkiler. Başın vücuda oranının küçülmesi çocuğun denge işlemindeki performansını olumlu yönde etkiler.

 

7. Filogeni ve Ontogeni

 

Bebeklerin birçok temel yetenekleri ve küçük çocukların temel hareket yetenekleri, filogenetik becerileri olarak düşünülmektedir. Filogenetik beceriler;

· Kendiliğinden otomatik olarak ortaya çıkarlar.

· Önceden saptanmış bir sıra içinde olgunlaşma süreci içinde gözlenebilirler.

· Filogenetik beceriler, çevresel etkenlere direnç gösterirler. Temel el becerilerinin ( tutma, bırakma), büyük kas kontrolünün ve temel lokomotor yeteneklerin ( yürüme, koşma, atlama v.s.) kazanılması filogenetik becerilere gösterilen örnekler arasında sayılmaktadır.

Ontogenetik Beceriler ise, öncelikle öğrenme ve çevresel fırsatlara bağımlıdırlar. Örneğin, yüzme, bisiklete binme, buz pateni, tenis gibi beceriler, kendiliklerinde ortaya çıkmadıkları ve bireysel çalışma gerektirdikleri için ontogenetik beceriler olarak adlandırılırlar.

Hemen Ara
Whatsapp